Kayıtlar

"Başarısızlık ve Aşk: Yeniden Başlamak"

Bölüm 1: Yeniden Başlamak Başarısızlık ve Aşk: Birbirini Tamamlayan İki Kavram Başarısızlık ve aşk, çoğu zaman bir arada düşünülmeyen, zıt kavramlar olarak algılanır. Ama aslında birbirlerini tamamlarlar. Aşk bazen kalp kırıklıkları ve hayal kırıklıkları ile gelir, başarı ise zorluklardan sonra elde edilen bir ödül gibi görünür. Bu bölümde, başarı ve başarısızlık arasındaki ilişkiden bahsedeceğim ve aşkla birlikte hayatın nasıl evrildiğine dair bir bakış açısı sunacağım sizlere. Bölüm 2: Başarısızlık ve Hayatın Denemeleri Başarısızlık Nedir? Başarısızlık, hedeflerimize ulaşamamamızdan çok, bir öğrenme sürecidir. Başarısızlık, aslında başarıya giden yolda bir adımdır. Bu bölümde, başarısızlıkla yüzleşmenin ve ondan ders çıkarmanın önemini anlatacağım. Örnek olarak bir hikayeye değinmek istiyorum ; Birinci Bölüm: Hayatın Zorlukları Elif, her zaman başarılı olmayı istemişti. Küçükken hayalini kurduğu işlere girmek, büyük bir kariyer yapmak, dünyayı gezip görmek ve her zaman "mükemmel...

MANEVİ KAYGI BENİM !

 Merhaba ; Yazmayalı ne çok zaman olmuş Dostlar ! Hiç sormuyorsunuz nerelerdesin ? Bizi bu kadar zaman yalnız bıraktın diye ... Dünya telaşı işte nasıl geçmiş 2 sene inanın hiç bilmiyorum. Sanırım artık diğer sosyal medya platformları daha çok izleniyor. Çünkü insanların çoğu okumaya üşeniyor. Evet yanlış duymadınız.Üşeniyoruz ! İstatistiklere göre 2023 yılında kitap okuma sayısı  her 100 kişiden sadece bir kişi ve o bir kişi de ortalama günde 6 dakika kitap okuyormuş. Hal böyle olunca bende yazsam da kim okuyacak düşüncesi oluştu. Sonra dedim ki ya elifim sen yaz okuyan elbet çıkar. Çünkü benim var oluş biçimim yazmak , okumak, dinlemek ... Gündem konusu oluşturalım mı? Bundan sonra her güne bir yazı yazmayı planlıyorum ve sizden gelen yorumlarla da içerikleri belirleyeceğim. Bugün ne konuşalım istersiniz ? Bugünlük konuyu ben belirliyorum ama yarın konu başlığı sizden . Anlaştık mı ? Bu sessizliği Evet olarak algılıyorum ve devam ediyorum :) Hayatımızda ki kaygıları konuşalı...

Var olmayan bir restoran Londra'nın en iyi restoranı oldu!

Resim
  Var olmayan bir restoran Londra'nın en iyi restoranı oldu! İşte, ağızları açık bırakan ilginç  bir olay... Bir restoran düşünün ki insanların yemek yemek için haftalarca sıra beklediği hatta Londra'nın 'en iyisi' olan...Tek sorun şu ki böyle bir restoran aslında yok! Okurken eğleneceğiniz bu ilginç hikâye, algı yönetiminin başarılı bir örneğini temsil ettiği gibi internette yer alan her şeyin gerçek olmadığını da çarpıcı bir şekilde anlatıyor.      Vice News haber sitesinin yazarlarından biri olan Oobah Butler, 2018 yılında, dünyanın en çok kullanılen gezi, mekân ve tavsiye sitesi olan TripAdvisor'da yeni bir restoran kaydı açıyor. Butler, açtığı restoran için bir web sitesi hazırlıyor, sosyal medya hesapları açıyor. Restoran ismi ise The Shed (Kulübe).  Yalnız ortada bir sorun var; böyle bir restoran aslında yok!  Bu, tamamen Butler'un bir oyunu. Ancak oyun öyle bir hâl alıyor ki insan hayrete düşürüyor! Butler, inandırıcı olması için sosyal medya h...

Babadağ / DENİZLİ

Resim
Babadağ’a gelmişken  Kebap da yemiyek mi ? 😋😋😋 Eşimle birlikte haftasonu Babadağ’a geldik  Yakın arkadaşlarımızın düğünü olacağı için azıcık zamanımızı ve yol yorgunluğumuzu karnımızın açlığını  bu lezzet diyarında giderdik . Ben tabi kiii Denizli tabelasını görmeye başladığım andan itibaren @denizlibbld ve @googleyerelrehberler den en iyi kebapçı nerdedir ? en iyi nerde gezilir ?  Kalbimdeki ruhumdaki soruların cevaplarını bulmaya başladım  Veeeee @alkanlar_kasap_kebap ŞİDDETLE TAVSİYEMİZ ! O kadar güzel yorumlar vardı kiii rotayı biraz uzatarak Babadağ’a geldik . Konum bizi bir yerden sonra yanılttı. Başladık esnafa sormaya “ ortadaki kavağın yanında “ diyip duruuu herkes ama o kavak nirdedirrr biz bilmiyoruz ki 🙈  En son amcanın biri belediyenin karşısında dedi de öyle bulduk ☺️  Minik sıcak bir ortam , güleryüzlü herkes … Hikayesi de kıymetlii ; kuşaklarca devam edilmiş bir gelenek … amaaaa o lezzet anlatılmazz biz 2 kişilik ortaya kebap istedi...

Kalbimizin Sızlayan An'ları

Hayat dört duvardan ibaret .  Umut dolu bakışlar göğe bakma durağında misafir edildi bugün .  Sevgi sözcükleri yarına kaldı. Güle güle derken el sallayamadık gidenlerin ardından , belki de gitmelerini istemedik ,gelişlerine hoş geldiniz diyerek sarıp sarmalayamadığımız gibi ömür denen yolculukta da veda etmeyi beceremedik insanoğlu olarak.  Kalplerimizin sızlayan yanı ile doğduk büyüdük yaşıyoruz ama ölmüyoruz.  Aldığımız her nefesi sorguluyor olsak da aklımız kaldı gidenlerin ardında hatta kalbimiz . Güne aydın olması temennisiyle uyanıyoruz , aydınlanmayan günlere gecelerin iyi olması için dilekler dileyerek veda ediyoruz.  Oysa ne geceler iyi ne de günler aydınlık geçiyor ömrümüzde. kalıplaşmış sözcüklerle yaş alıyoruz . nasılsınız ? sorusuna iyi değilim, üzgünüm, kötü bir gün geçiriyorum vb. gibi cevapları çok az duyuyor ve duyunca da şaşırıyoruz. Alışmışız kalıplaşmış sözcüklere ; ''iyiyim teşekkürler siz nasılsınız ?'' Gerçekten iyi olduğumuz için mi yoksa...

Ben Ben’cil Bir İnsanım ...

Resim
Hayata dair söyleyecek çok da sözüm yok ... An’ı yaşa Mutlu kal Ruhunu özgürleştir Çokça sev Kendin ol Yol  ; seni müsait bir yerde bırakır zaten ... Bozuk paralarını birleştirip ‘ bir yolcu lütfen ‘ diyebilmen yeterli ... Seni sen yapan duygularına izin ver. Gözlerinle bakabildiğin her anı , doya doya yaşa ... Elalem ne der diye yola çıkma asla ! Ben’cil olmayı öğrenin Candan da canan dan da geçebilmek gerekiyor bazen Ben bencil bir insanım ! Evet sizlere bunu ilk defa itiraf ediyorum. Sevdiklerim dışında herkese karşı bencilim ... Önce ben ne istiyorum  ? Ben mutlumuyum ? Bunu yapınca pişman olacakmıyım ? Bu karar benim için ne kadar önemli ? Evetttttt bu benim hayatım ! Özgür düşüncelerimle , doğrusuyla , yanlışıyla Cefası da sefası da bana ait ... Kime ne ? Eğer sizler de benim gibi düşünüyorsanız Ya da şu anda düşünmeye başladıysanız Yarın sizler için yeni bir güneş doğacaktır. Babam doktor , annem öğretmen olmamı istiyordu ; ama ben mühend...

Gelen hoş'geliyor da Giden hep gönülleri yok'ediyor ...

Bir Gecenin Aydınlığı ; Hep karanlık mı olmalı geceler ? Siyaha kaplanmış ağaçlar ,gökyüzü ve insanlar ... Kibrit çöplerini birleştirip aydınlattım bu gece dünyamı. Bir umut belki de aydınlanır içim diye. Yok olan hayallerim , giden umutlarım , yalnızlığım ... Sensiz cümlelere nerden başlasam ; nasıl aydınlatsam güneşin karanlığını , gecelerin aydınlığına kavuşturabilsem kalbimi . Kırılmanın tarifini bende bilmiyorum. Sokak lambalarının neden yanmadığını da. İnsanların mutsuz olmasını da . Sahiden doğru mu ? Öylece gelip geçer mi kırgınlıklar ... Zaman ilaçmıdır gözlerden akan yaşlara ? ... Unutulur mu kalbe işlenmiş bir çift göz ? Öyle kolaymıdır gelenin gitmesi ? ... Yalnız başına bir sokak da yürüyen Adam ; sessizlikle dans eden ritimli adımlar . Etraftan işitilen tek ses yaprak hışırtıları o da rüzgara değmekten bile çekinen ağaç dallarının  esiri altında  ... Dünyanın döndüğü gerçeğiyle ; dünyamın dönmeyen yalanları arasındayım. Benim bu gecemin bir aydınlığı olm...

Tebessüm Kokan Bahar'lara Selam'lar

Nisan çiçekleri ile dolu bir bahçe Papatyalara vuran gün ışığı Beyazlar içerisinde  kar taneleri misali Havanın güzelliği , rüzgarın tatlı esintisi Ruhumu okşayan müzik sesi Ne de güzel geldin Ey Sen Bahar da karşıma çıktın  Ömrüme eklendin , papatyaları haklı çıkardın Baksana her yerdeler Seni seviyor diye bağırıyorlar Gerek var mı onları koparıp seviyor sevmiyor diye sormaya Gözlerin yetti bana Sevgili Sözlerin kandırdı beni Bahar geldi inandım sana Tebessüm kokusu burnumu sızlattı yine Selam olsun , gönlüm de ki bahçeye Hayalini kurduğum tek göz odalı ahşap eve Bahçesinde zeytin ağaçları olan o küçük köye Selam olsun , komşu bahçede ki yaşlı teyzeye Tavukların hediye ettiği köy yumurtalarına Kapımı çalan Sütçü amcaya Selam olsun , kalbime merhameti ilmek ilmek işleyen Anneme, Babama VE Şükürler Olsun Rabbime Hayallerime Geleceğime Bugünüme Beni topraktan var edene Sonumu hayırlı bir toprak eyle ...

Herkes kırdığı kalbi unutmadan ; Başını '' vicdanına '' koysun !

Tam da daha kötüsü olamaz derken ; korkunç bir acı ile karşılaşıyoruz. Neden bu kadar acımasız insanlar ? Dönüp bakma gereği duymadan hızlıca esip geçiyorlar Dökülen yapraklar , kırılan bardaklar ; yere düşen vazo bile umurlarında değil Ne zaman öğrendik bu kadar dikkatlice kalp kırmaya ve kırılanı görmeden çekip gitmeyi ? Masum çocuk kalplerimiz ne zaman bu kadar nefretle kardeş oldu ? Biz nerede yanlış yaptık ? İyi niyeti suistimal etme kavramını ne zaman öğrendik ? Oysa bir kuru dal tanesini kitap ayracı şerefine saklayan çocuklardık bizler Arkadaşları ile şişe çevirmece oyununda ; cesaretle okulun en yakışıklı erkeğini öpen, en güzel kızına seni seviyorum diyen çocuklardık bizler Renkli tebeşirlerle; kara tahtaya sevdiğimiz insanın  '' baş harfini ''  bir kalbin ucuna ekleyecek kadar mutlu çocuklardık bizler Yanaklarımız kızardığında sözcüklere gerek kalmazdı ki Ne oldu bizim merhamet kokan geçmişlerimize Yalansız sözlerimize Ömrümüzce verdiğimiz...

KIRGINIM

Bugünlerde her yer gri. Bakışlarım koyu gri Sözlerim açık gri Duyduklarım ve unutmak istediklerim ise siyaha yakın bir antrasit . İnce bir çizgi var iki rengin arasında  ; Siyah asaleti temsil ederken gri , boğucu ve soğukluğu hissettirir her daim ... Hayatımızın ince çizgileri de böyle değil mi ? Gün'e aydın olsun diye başlar Gece'nin iyi olmasını temenni ederek gözlerini kapatmaz mı insan ? Peki hangi günler güzel ; geceler iyi geçer  bizler için ... Gözyaşlarıyla son bulacağı bir geceye kim uyanmak ister ? Dokunmayın bugünler de bana İyi değilim Kırgınım Sıradan gidiyor herşey Kasım'ın son demlerinde yudumluyorum çayımı Gelmese diyorum yeni bir gün daha önüme Boş boş saatlerce susuyorum Geçtiğim yolları tekrar tekrar yürüyorum . Sahil boyu yürüyüp Martılarla sohbet ediyorum. Yitirdiğim ,kaybettiğim ne varsa oracıkta bırakıp dilek diliyorum . Yeni bir umutla bakabilmeyi öğrenmek istiyorum Hayatın bana sunacağı gökyüzümü çiziyorum Mavi bulutların arası...

KADININ DUYGUSALLIĞI ERKEĞİN MERTLİĞİ

KADININ DUYGUSALLIĞI ERKEĞİN MERTLİĞİ Kadın naif bedeninde sakladı yaşadıklarının izlerini. Kimsesiz bir çocuk gibi sakladı her acıyı . Görünür de izi olmayan yaraları vardı kabuk bağlamayan. Geceleri sızlayan bedeninden dökülen göz yaşları ay ışığında son buldu.  Sözcükleri dile gelmedi . Susmayı tercih etmedi aslında.  Haykırsa da gideni geri döndüremeyeceğini biliyordu.  En uzun cümlelerin başına ekledi Keşke’lerini … Acılarını kabullenerek büyüdü.  Alışkanlıklarından vazgeçmeye başladı. En sevdiği insanı düşünmemek elde değildi.  Anıları vardı bir de o anılara anlam katan yaşanmışlıkları. Şimdi nasıl da yalnız kalmıştı. Dua ediyordu sadece gönül yükünün azalması için.  En son ne zaman ağlamadan uyuduğunu unutmuştu. Oysa hayal kurarak uyumak en çok sevdiği şeydi. Yatağına kollarını başının altına alarak uzanır ve  odasında değil de sevdiği adamın kollarında uyuduğunu hayal ederek baş koymuştu her gece tek kişilik ...

Gitmesini Bilirim

Bende gitmesini bilirim hem de öyle bir giderim ki Tebessüm bırakan  kadınların sahte kahkahalarında ararsın gidişimi Öyle bir giderim ki Susmaya ne hacet kalır dilinde ne de konuşmaya tek bir kelamın Var olduğumu sandığım hayatından yok oluşumla giderim. Kapalı kalplere ince nakış misali işleye işleye giderim Sözlerim ağır gelmesin kocaman cüssene Hadsizlik değil bende ki Sevdanın izleridir gidişim Ve ardından Senin bekleyişin Hiç geri dönmeyişim Bir ses duyarsın uzaklardan kaybettiğin Beni ararsın avuçlarında Gidişimle Sensiz aydınlıklara Güneş olmaya Yeniden başlamaya ...

SÖZLERİMİN SÜKUNETİ ...

Resim
Dudaklarımda imzalı yaşanmışlıklar, içimde sakladıklarım dökülmüyor sözlere ... Susmanın verdiği huzur ile yazıyorum kalbimden geçenleri Engel tanımayan hayatlara prangalar bağlamış insanlara inat Gözümde büyüttüğüm değerler , yerle bir olan düşünceler Kıymet edilmeyen insanları hayat yolculuğunda yol arkadaşı edinenler Karanlıklar ardında kendini kaybetmiş ,nefes almaya çalışan bedenler Aydınlıklar içerisinde yolunu bulamayan ,karamsarlıkla beynini işgal edenler Susmak için vakit tamam o halde Umutsuzluk için yol değiştirme vakti geldi o halde Yeni rotanızı belirleme zamanı şimdi Varoluşunuzun hakkını vermeniz gerekli ... Güven inşa ettiğiniz kalplerin, narin bedenlerinizde ki kırıklarını onarmak hiç de kolay olmayacak. Sizi anlıyorum ama ,ancak,fakat gibi sözler ekleyerek devam etmeyeceğim.Çünkü kimse sizi anlayamaz. Neler yaşadığınızı , ne ile başa çıktığınızı , nasıl mücadele ettiğinizi , gizlice dökülen gözyaşlarınızın sizi ne kadar incittiğini , çaresizce boş bakışl...

Kürt Adam Türk Kıza Aşık Olursa 2.

Merhaba Arkadaşlar ; Geçen yazım da size  Doğulu bir Adam'ın aşkından bahsetmiştim.  Kürt Adam Türk Kıza Aşık olursa diye başladım cümlelerime. Oldukça keyifli olan sohbetimizi sizlerle paylaşmaya devam ediyorum . Hazır mısınız o halde ? Gitmekten vazgeçtim diyor. Yıllarımı , ailemi , geçmişimi kısacası herşeyi ardımda bırakıp sadece elini tutarak bu zalim hayata karşı dimdik yürümek istedim. Bunun için çabaladım . İnsanların bana adım ve soyadımdan da başka koydukları bir damga,etiket vardı benim alnımda Kürt Ali S... yazıyordu ; kimliğimde ise sadece Ali S.. Çok enteresan değil mi ? Size hitap edenler Türk Elif Hanım diye mi sesleniyorlar ? -Elbette Hayır ! sadece ismimle hitap ediyorlar. - Bak gördünüz mü sizde bu duruma şaşırdınız ama Kürt Ali diye seslendiklerinde garipsemiyorsunuz ? -Toplumsal bir sorun bu aslında Elif Hanım ;ancak buraya girmek istemiyorum şu anda. Gönlümün güzelini anlatmak istiyorum. - Biliyormusunuz ? -Neyi biliyormuyum ? - Güzel...

Kürt Adam Türk Kıza Aşık olursa ; Gerçek bir Hayat hikayesi ...

Bu Hayatta Siz de Varsınız ? Kültürel çatışmaların arasında doğan bir aşktan bahsetmek istiyorum sizlere... Doğunun Paris'i olan Eski adı Amed diye anılan namı diyar ; Diyar-ı Bekir ... Bu topraklarda doğmuş Ege'nin güzel şehirlerinde yetişmiş , 30'lu yaşlarda bir Adam ile İzmir de doğup büyümüş bir Kadının İstanbul sokaklarında özgür ruhunu yansıttığı yalnızlığında karşılaşan iki kalp ... Biri Türk , diğeri Kürt İki farklı dünya bir kalpte yer almakta. Adamın Mertçe sevgisini ortaya koyduğu , cesareti ile bütün engelleri aştığını gözlerimle gördüm. Sevdiği Kadın için değişmeye çalışan ; hayatı boyunca tek isteği huzurlu bir yuva kurmak olan imtihanı aşk olan bir Adamdı. Orta boylar da çokça esmer ; kara kaşlı kara gözlü ; gür sakalları ve kocaman tebessümleri olan dışarıdan baktığınızda biraz sert bir mizaca sahip görünse de sohbet etiğinizde bir ilkokul mezunundan çok daha fazlasını görebiliyorsunuz.  Hayatın zirvesine çıktım ve indim diye başlıyor sözlerine b...

İmkansız aşkın gölgesinde uyumak nedir bilir mi siniz ?

İmkansız aşkın gölgesinde uyumak nedir bilirmisiniz ? Bir gün güneşin tepenizde sizi kavurup yakacağını bile bile o gölgenin tadını çıkarmaktır. Ilık ılık esen aşk rüzgarlarını kaybetmemek için birbirinize her sarıldığınızda daha çok yalnızlığa koşmaktır. Veda etmeniz gerekir ; sevdiğiniz çınar ağacına tebessüm edip yürüme vakti gelir. Dizlerinizin dermanı yok ki o güçlü kollardan kalbinizi ayırıp yeniden yürümeyi öğrenmeye. Yeniden başlamaya . Sever mi insan aynı kalple bir kez daha , bir kez daha , bin kez daha ! S-E-V-E-M-E-Z ! Aynı gülüşe , tek bir bakışa , bir tenin kokusuna sarılamaz yeniden . Aynı özlemle , tek bir saniyeyi beklemez yeniden. Aynı aşkla , bir avuca sımsıkı sarılamaz yeniden. Aynı dille , söyleyemez kalpten  dökülen sözcükleri yeniden. Dinleyemez şarkıları, izleri kalır dudaklarının kıyısında , konuşamaz kelimeler mesafe koyar arada ki yalnızlığa , Duyamaz kimselerin ne söyleyip söylemediklerini , Acısıyla susmayı tercih eder insan. Sessiz ç...

Zaman geçse de Kadınlar unutmazlar !

Resim
Kahveyi seven Kadın Dertlidir. Derdinden yudumlar acı kahvesini Kimsenin göremeyeceği kadar derinlerdedir gizledikleri Dokunamazsınız acılarına , hissedemezsiniz hüzün dolu kalbini Acı kahvesine bir de tebessümlerini eklerler. Kocaman keşkelere saklanan gülümsemeler. Kimse bilemez yaşadıklarını  Zaman geçse de Kadınlar unutmazlar ! Zerre kadar iyiliği de tonlarca acıyı da unutamazlar . . . Biz kadınlar paylaşmayı severiz. Duygularımızı , kahvelerimizi , sözlerimizi  Ama en çok da Kalbimizi paylaşmayı severiz . . . Sevda dolu sözlerdir yüreğimizi hoşnut eden  Bir bakıştır ömrümüze yeten Bir gün çalsa kapım ansızın , kandırabilsem acımı Sen gelsen ben dertlerimi unutsam Karnın aç mı diye sorsam Çay koysam ocağa , sevgimi de koysam yanına  İkramım olsun hayatına desem mesela Bazen olur ya seni bulur ya Günler , Aylar geçse de gitmez kalır ya  Günlerden ,aylardan geçtim. Yıllarca kal , hep kal , Sağlıcakla Bana kal Ey yar ...

KENDİNİ GELİŞTİR !

Eski bir Hint öğretisi; ‘’En büyük erdemlerden birisi kişinin kendi eski halinden daha iyi olmak için sürekli çaba göstermesidir’’ der.  Ve İslam alimlerinden Beyhaki ise ‘’İki günü eşit olan aldanmış; bugünü dününden kötü olan ise lanetlenmiştir.’’ der. İnsanın kendini geliştirmesi her şeyden evvel kendi ruh sağlığına şifa olmakla beraber topluma büyük katkıdır. Pek çok hedefi olan insanoğlunun bence en temel hedefi kendine sürekli eklemek olmalı. Pek çoğumuzun bildiği  kişisel gelişim için yapılması gerekenlerden en önemli bulduğum  20 maddeyi yazmak istedim Her gün kitap okuyun : Çok klişe bir tavsiye gibi görünse de ‘’ne kadar çok kitap o kadar çok bilgelik’’ en doğru klişelerden birisidir. Sanat, tarih, edebiyat, bilim kurgu veya kişisel gelişim her şeyden biraz okumalı. Ama okumaya ayrılan vakti doğru yazarların katkı sağlayacak güzel kitaplarını okumak için seçici davranarak değerlendirmeli. Zenginleşmek için hep aynı fikri-zikri savunan içerikleri değil, farklı...

Neden Blog sayfamın ismi Duygular ve Düşünceler Dünyası ?

Resim
Gençlerin en önemli sorunu düşünce tembelliği. Üstelik bunun için mazaretleri de hazır: “Ev-okul arasında koşturmaktan düşünmeye vakit mi var!” Gençlerin bu ezberini bozmak için bir yazı kaleme alan usta gazeteci Hakkı Devrim, düşünmeyi öğrenme serüvenini şöyle anlatmış… Hakkı Devrim’in, 2 Ocak tarihli Radikal’de yayımlanan “Kurulu ‘Anadolu Birliği’ni Türküydü, Kürdüydü, Ermenisiydi derken heder ettik” başlıklı yazısının giriş bölümü gençler için ilginç bir tavsiye  içeriyordu. Aynen (ç)alıntılatık biz de: Bir alışkanlığım var benim. Herkesin yapabildiği bir şey olduğunu sanmıyorum. Lisede felsefe, psikoloji, sosyoloji öğretmenimiz Rahmi Kolçak Hoca’dan öğrenmiştim. İstanbul içinde bir yerden bir yere daha çok tramvayla gider gelirdik o yıllarda. Hoca her gün tramvaylarda geçen zamanımızın hesabını sordu: -Eviniz ile okul arası her gün aynı caddelerden gidip geliyorsunuz. Manzara ve saatler hep aynı. Peki nasıl değerlendiriyorsunuz, birbirine eklenince haftalar eden bu zaman...

insan karşısına çıkan fırsatların zeminini kendisi hazırlar !

Resim
Anılara Yolculuk Bugün odamdaki komidinlerin çekmecelerini tek tek açıp temizliğe giriştim. Her zaman ki gibi beni bu işten caydıracak daha keyifli işler bulmak için bir kaç saat debelendim durdum. Boşalttığım çekmecelerden birinde, uzun süredir bakmadığım albümleri bulunca haliyle henüz başladığım işe çok da sevinerek ara vermiş oldum. Albümlerin içine sıkışmış ve her açtığımda hayata yeniden gözlerini açan insanlara ve yaşamlara doğru ilerlemeye başladım. Lise yıllarıma ait bir fotoğraf elime geçtiğinde beni keyiflendiren çayımdan ilk yudumu henüz almıştım. Büyük bir ihtimalle fotoğrafı çeken kardeşimdi. Daha önce hiç görmemiş gibi fotoğrafa uzun uzun baktım. Saçlarım… gözlüklerim…duruşum… Ne kadar da zayıfmışım…Hatırlıyorum, şiir yazmaya daha da yoğunlaştığım zamanlardı. Hatta cesaretimi toplayıp, o güne kadar kimseye okutmadığım şiirlerimin çıktısını alıp, mavi telli dosya ile edebiyat öğretmenime teslim etmiştim. “Esinlendiğin şairler var” demişti, “var” demiştim. “I...